Bir Ters Dönmüş Kaplumbağanın mürekkepli kuyruğundan yazılar

28 Ocak 2017 Cumartesi

On 01:36 by Ramazan Öcal in , ,    Yorum Yok
All You Need Is Kill

Herkese selamlar! Uzun süredir alıp okumayı istediğim, kitap mağazalarına gitmeme rağmen bir türlü o kadar kitap ve manga alıp bir bu mangayı nasıl almayı akıl edemedim hayret ediyorum kendime. Neysem ilk konusunu sizlerle paylaşayım.

Dünya, "Mimics" diye bilinen, gezegeni ele geçirip insanlığı yok etmeye çalışan uzaylılara, karşı savaş içindedir. Keiji Kiriya ise bu uzaylılarla savaşan Birleşmiş Savunma Kuvveti (United Defence Force)'ne katılmıştır. Katıldığı ilk çatışmada, birliği ile "Mimics" tarafından öldürülür... Veya bunların hepsi bir rüya mıydı? Bilinmeyen bir durum yüzünden, her defasında öldüğünde, tekrar canlanıp çatışmadan önceki güne geri dönen Keiji Kiriya, döngüsü bitmeyen günden nasıl kurtulacaktır?

Mecha severler için gerçekten harika bir seri olduğunu söyleyebilirim. Konuyu okuduğum da diğer bir çok mecha serilere göre sıradan anlatımın dışında bir konu olduğunu ve okunabilecek bir seri olduğuna ikna edebilecek bir kabiliyette olduğunu hissettiriyor.
İlk okuduğumda, bir kaç bölüm sonrası ya bu "Edge of Tomorrow" Filminin konusu ile çok benziyor dedim. Sonra zaten ilk cilt bittiğinde baktım ki bu light novelin uyarlamasıymış.

Serinin en güzel yanlarından biri de okuduğunuz da bir sonraki bölümde ne olacak? Bunu merak ediyorsunuz gerçekten. 

Çizimleri açısından mangaka hiç mi hiç mürekkebinden kısmamış 😃.

Ama çizimlerinin bana mangahanta'nın çevirisini yapmış olduğu Platinum End serisi ile çok benzer.
Gerçi söz konusu Obata Takeshi olduğunda bunu söylemem pek gülünç olur.
Ama adamın çizimlerine bayılıyorum. 

Eğer sizde bu seriyi okumadıysanız kesinlikle başlayın derim.
Seriyi Türkçemize kazandıran Akılçelen Kitaplar'a da çokcana teşekkür ederiz :3

herkese şimdiden iyi okumalar.

12 Ocak 2017 Perşembe

On 13:45 by Ramazan Öcal   Yorum Yok
Herkese Selamlaaar!

Haklısınız fazla boşladım burayı, hatta bir heves açtı bıraktı bu da diyenleriniz bile vardır şimdi.
Evet, yani bir heves açtım ama bırakmadım diyeyim 😉
Biraz yoğun olduğumdan dolayı vakit ayıramadım o  kadar, üşenmekte denebilir yani.



Ufak bir zaman diliminden sonra okuduğum kitap ve izleyip bitirdiğim film ha bir de anime serileri hakkında yazılarımı yazacağım.
Sadece bununla elbette sınırlı değil, kendimden bir şeyler de yazacağım, daha fazla bekletmeyeceğim merak etmeyin.
Bu kısacık yazımı da okuduğunuz için teşekkür ederim, Görüşmek üzere!

26 Aralık 2016 Pazartesi

On 13:07 by Ramazan Öcal   Yorum Yok


Evvet! Kimin doğum günü bugün? Tabiiki de benim.


Sorumlukların biraz daha arttığı, geleceğe dair düşüncelerinin biraz daha arttığı, ilerisi için neler yapman gerektiğini düşünmelerin falan arttığı bir yaşa daha girdim... Evet 18 oldum tamamen, ama nedense pek bir hava sezemedim. Güzel bir gün sayılırdı bugün benim için, sevdiğim, ilgi duyduğum, konuşmak isteyip de çekindiğim ve gerçekten çok değer verdiğim insanlar doğum günümü kutladı. 

Bu gerçekten harikaydı, bir de mesafeler olmasaydı yada o mesafeleri kolayca aşıp birlikte kutlayabilseydik herhalde hiç alışık olmadığım derece de mutlulukla yüklenip bayılırdım .😂

Mesela benim için çok ama çok değerli bir ablam atkı ördü kiii harika olmuş! Üzerimde sevgi, emek ve zaman var. Sanırım bunu ölmediğim sürece takacağım. Tabii yeni tanıştığım, şimdiden harika bir arkadaş olan biri de var. Çok iyi kendisi, o da doğum günümü kutladı mesela. Nasıl mıydım o an, inanılmaz mutlu. Beni seven insanların olduğunu görmek inanılmaz mutlu edici bir şey. İnsanlar da seni ve doğum gününü hatırlatacak kadar güzel izler, güzel düşünceler, ve güzel bir his bıraktığını bilmek apayrı bir mutluluk zaten. 



Evet Doğum günümü kutlayan herkese çok teşekkür ederim, gerçekten çok mutlu oldum. İyi ki varsınız, iyi ki arkadaşız, arkadaş olmasak da az buz bi iletişimimiz bile olması güzel. 
Ve ve ve! Başınızı yaslayabileceğiniz bir omuza sahipseniz, gerçek huzur bu sanırım. 

Sadece hayal ettim, aslında kısmen biliyorum da, ama tam olarak bilmiyorum sanırım. 

Her neyse bugün benim doğum günümdü, geleceğe dair hayallerimin, hedeflerimin ve planlarımın ilerlediği bir yaşa daha girdim. 

Tüm güzel dilekleriniz içinde apayrı teşekkür ediyorum.




8 Aralık 2016 Perşembe

On 13:29 by Ramazan Öcal in ,    Yorum Yok
Gözlük mü? Yoksa Lens mi? Sanki oradan gözlük diye fısıldıyorsunuz.

Herkese selam! Bugün ki yazımda gözlüklere zaafı olan bir squirtle olarak, gözlüklerden bahsedeceğim.

Hatta ilk şu yaşadığım komik bir diyaloğu sizlerle paylaşıp öyle konuya devam edeyim. Çalıştığım kliniğin yanındaki Kuaförde traş olmak için gittim, oturdum koltuğa ve Erdi abi bana ne dese iyidir :D -Farları alalım- Evet gözlüklerim benim adeta farlarım olmuştu. Malum uzuuun bir süre takacağım. Neyse konumuza dönelim, sahi gözlük mü? Lens mi? diye sorsalar bana ben gözlük derim.
Neden der gibisiniz sanki, hemen açıklayayım. Gözlüğün bir kere kattığı hava hiç bir şeyde yoktur abi!
Tamam hani bir Midorimacchi


veya

Fushimi Saruhiko gibi



cool olamasak da



bu ufaklık gibi sevimli oluyoruz şimdi :D . 
Hadi oradan dermişcesine bakış atan arkadaşlar var sanki, öyle ama şimdi bana göre gözlüğün ayrıca bir de her insana kattığı tatlılık var.  Hani şu yukarıda midorimacchi'nin o cool hareketi var ya onu yapmadan duramam mesela :D. Harika bir şey be! hani yapınca cool hissediyorum şimdi yalan yok -ki benim gibi düşünenler varsa da bir zahmet öne çıksın. 
İyi güzel bu gözlüğü bu kadar övüyoruz da hiç kimse demiyor ki bu gözlüğün bize çektirdiği eziyet nedir diye? hııı? 


Abi o kadar uğraşmışsın merceğine cinciğine kadar :D birde ufak bir detayla silecek eklerdi insan.
Bi yağmur yağıyor, daha önümü görebilirsem ne mutlu bana. Tek çare otomatiğe bağlamış silecek gibi elimde mendil camları silmek.
Hani bir de bunun buğu olayı var bu ondan da beter. Düşünün sabah otobüse biniyorsunuz ve akbil basacaksınız gözlüğünüzün camı buğu olduğundan cihazı göremiyorsunuz 😅
Yada bir pastane, en komiği de burası bakın. Pastaneye giriyorum, kadın karşımda "hoş geldiniz ne isterdiniz" diye soruyor ve ben gülerek cevap veriyorum neden? Çünkü gözlüğün camının buğulanması komiğime gider hep 😅.

Bir diğer sorun ise yatarken bize çektirdiği o eziyet. Bunu düşman düşmanına yapmaz.



Gözlüğü çıkardığın an 360p anime izlemekten farksız 😅 hatta ilk gözlüğümü taktığım da "Oha! 1080p HD gibi her yer" demiştim.



Yani bu sorunu hep yaşarız, az efor harcamıyorum uygun bir pozisyon yakalamak için.

Erkekleri ve gözlük sorunlarını geçelim de bir kızlara değineyim. Kızlarda çok farklı bir etkisi var gözlüğün ya!



Mesela Kuriyama Mirai'nin yeri bende apayrıdır :D . Gözlük takan kızları seviyorum xD
Özellikle uzun, mavi saç ve gözlük enfes ikili.

Ve ve ve uzun lafın kısası uykum geldi, ha bir de evet benim tercihim hep gözlükten yana :D .
Sizinde cevabınızı merak etmiyor değilim hani, eğer paylaşmak isterseniz yoruma yazabilirsiniz.

Umarım bu yazımı beğenirsiniz, Teşekkür ederim ve kabuğuma kaçar ben görüşmek üzere...

4 Aralık 2016 Pazar

On 14:27 by Ramazan Öcal in    2 comments








Ters Dönmüş Squirtle Diyor ki;

mm Herkese merhaba, bu blogu açmamda ki amaç hem kendimce belli başlı şeyler hakkında fikirlerimi sunabilmek hemde sizlerin de boş vakitlerinizde zevkle takılacağınız bir kabuk oluşturmaktı. Ve bir diğer düşüncem ise çoğu insan belli başlı duygular, düşünceler hisseder ve ruh haline bürünürler. Ama! pekte dile getirmekte ve ya yazma konusunda dahi iyi değiller. Benim de bu denli bir diğer bu blogu açma amacım bi nevi hem kendi hissettiğim duygularımı aktarmak ayrıca bazı insanların onları gerçekten anlayabilecek insanların olduğununda farkına varmalarını sağlamak.
Başka... Başka... Başka... Heh! unutuyordum bak, bir de kendimce yarım yamalak günlük tutacağım burada.

Umarım yazılarımı okumaktan zevk alırsınız, İyi okumalar!





Ayağınız yerden kesilinceye kadar dans etmek ister misiniz? Ballroom e Youkoso mangasını okuduktan sonra bunu gerçekten isteyeceksiniz.

Tür: Komedi, Drama, Romantik, Okul Hayatı, Shounen, Spor
Çizer: TAKEUCHI Tomo
Çıkış Yılı: 2011
Ortalama bir ortaokul öğrencisi olan Fujita Tatara geleceği için herhangi bir planı olmayan birisidir. Bir gün, bir grup serseri onunla kavga eder ve gizemli bir adam onu kurtarır. Sonrasında bu gizemli adam Tatara’yı dans stüdyosuna getirir. Tatara stüdyoya geldikten sonra fark eder ki aynı okula giden Hanaoka Shizuku ve onun partneri dahi dansçı Hyoudou Kiyoharu ile karşılaşır ve bu sayede Tatara gençliğini dans ederek geçirmeye karar verir…

Shounen seriler arasında en güzellerinden diyebilirim kesinlikle. Fujita Tatara’yı manganın ilk 3 bölümünü okuduktan sonra, Haikyuu serisini izleyenler Hinata Shoyokarakterine benzeteceklerdir. Neden derseniz, Hinata’nın Voleybolu öğrenme azmi ile Tatara’nın dansı öğrenme azmi neredeyse aynı denebilir. Ama bakıldığında Fujita Tatara’mız bir hayli çekingen. Karakterlerin birbirilerine olan uyumlulukları, tatlı tartışmaları, birbirilerine olan yaklaşımları ve tartışmalar sonucunda ortaya çıkan sıcak dostlukları ele alan bu seriyi siz manga okurlarına kesinlikle öneririm.

Manganın ilk bölümünü okuduğunuzda, klasik bir manga başlangıcı olarak görebilirsiniz. Spor mangalarında en çok sevdiğim şeylerden biri okuyucu kitleyi içerdiği spor dalına teşvik edecek bir kurguya sahip olmasıdır ki, bu serimizde de anlatmış olduğum şey mevcut. Seriyi okurken rafine çizimleri sayesinde zaten okuyucuyu kendine bağlarken, üzerine bir de meraklandıracak bir konuya sahip olunca, okuyucuyu tamamen kendine kitleyebilen bir seri haline geliyor. Okurken bazı anlar kendimi bir an manganın içindeymiş gibi hissettiğim bile oldu, biliyor musunuz? O kadar keyifle okunan bir seri ki insan okudukça bir sonraki bölümü, üzerine bir de dans konusunda kendini geliştirmek istiyor.
Mangada yaşanan olaylar bir hayli eğlendiriyor ve karakterler kendilerine hayran bırakıyor. Okuyunca göreceksiniz ki serinin her bölümünün sonunda, bir sonraki bölümü merak ediyorsunuz. Spor/hobi türü manga seviyorsanız, Ballroom e Youkoso’nun tam size göre bir manga olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bir önceki manga tanıtımım olan Happinessserisinde olduğu gibi bu manga serisinde de İngilizce konusunda yetersiz olanlar, Türkçe çevirisi olduğu için okumakta sorun yaşamayacak!
On 14:09 by Ramazan Öcal in , ,    Yorum Yok

Yalanlar sizi kurtarabilir mi? Itsuwaribito Utsuho okuyun ve kendiniz karar verin…

Tür: Aksiyon, Macera, Drama, Shounen
Yazar / Çizer: Yuuki Iinuma
Çıkış Yılı: 2009
Durumu: Manga’nın İngilizce çevirisi tamamlandı. / Türkçe devam ediyor.
Bir yere kimse fark etmeden sessizce girip bir şeyler çalan kişiye hırsız denir. Karşısındakini kelimeler kullanarak oyuna getirip bir şeyler çalan kişiye dolandırıcı denir. Karşısındakine karşı şiddet kullanarak bir şeyler çalan kişiye haydut denir. Bütün bu hırsızlık, dolandırıcılık, haydutluk vasıflarında ustalaşmış en kötü ve rezil kişiye ise, Itsuwaribito denir. Peki, “Bir yalancı iyi bir hayat sürebilir mi?” Utsuho’nun çocukkenki dürüstlüğü büyük bir faciayla sonuçlanmıştır. O günden sonra sürekli yalan söylemeye karar vermiştir. Kendisini yetimlerin olduğu köyde büyüten rahip ise, sürekli insanlara yardım etmesi için onu heveslendirmeye çalışmaktadır ama Utsuho’nun dürüst bir hayat sürmesine imkan yoktur!


Bu seriyi önerme sebebim: Seriye bakıldığında Biraz Naruto‘nun haylazlığını, biraz Bleach animesindeki Gin‘i andırıyor derken güzel bir seri olup çıkıyor. Kısacası “İşte bu! Animesi çıkmalı dedirtecek bir manga!” dedirttiğinden kesinlikle öneririm. Çok aşırı bir özel güç v.b. bir şey içermediğinden bir hayli ilgimi çekti. Tamamen zeka ve mantığa dayalı olan bu seriyi sizin de okumanızı tavsiye ederim.
Mangayı Türkçe okumak isterseniz şu linke bakabilirsiniz: www.mangahanta.com/manga/Itsuwaribito-Utsuho